| Diş Beyazlatma Nedir? |
|
Diş beyazlatma kişinin diş renginin karbamit peroksit veya hidrojen peroksit gibi birtakım ajanlarla dişhekimi kontrolünde bir veya iki ton açılmasıdır. Bembeyaz dişlerle gülümsemek artık sadece medyatik insanların değil herkesin yaptırabileceği bir uygulama haline gelmiştir.
Dişlerin rengini belirleyen en önemli doku olan dentin dokusunun oluşumu anne karnında ikinci 3 aylık dönemde başlar ve bu dönemden itibaren 10 yaşına kadar olan süreçte annenin veya bebeğin geçireceği birtakım sistemik hastalıklar (sarılık, ciddi böbrek hasarı, kalsiyum fosfor eksikliği, amelogenezis imperfekta, vitamin eksikliği gibi) veya tetrasiklin ve minosiklin gibi dentin dokusuna bağlanma özelliği olan ilaçlar diş reginin koyu veya sarı olamasına yada dişte koyu lekeler oluşmasına neden olur. Ve bu gibi durumlarada beyazlatma uygulaması yapılabilmektedir.
Beyazlatmanın sonucu kullanılan tekniğe diş renginin koyuluğuna beyazlatma seans sayısına hastanın yaşına ve özellikle ev tipi beyazlatmalarda kişinin uygun kullanıp kullanmamasına göre değişir.
Diş beyazlatma bugün birçok kişinin istediği bir uygulamadır. Ancak hekim kontrolünde yapılması son derece önemlidir. Her ne kadar kontrollü uygulanan bir beyazlatma ajanı büyük risk oluşturmuyorsada diş minesinde birtakım değişiklikler olduğu da bir gerçektir. Dişlerin doğal renklerinin korunarak sağlıklı görünümlerinin sağlanması kişinin kendini temiz ve bakımlı hissetmesi kişiye yeterli gelmediği zaman hekim kontrolünde diş beyazlatmanın yapılması ve kişinin desteklenmesi doğru olacaktır.
|
|
| Dişhekimliğinde Ağız Kokusu |
|
Ağız kokusu sistematik veya lokal kaynaklı fizyolojik ve patolojik sebeplerle meydana gelen hoş olmayan nefestir. Ağız kokusu dünyanın heryerinde milyonlarca insanı etkileyen bir durumdur. Erişkinlerin yarısından fazlası yaşamlarında en az bir kez ağız kokusu sorunu ile karşılaşmış birçoğu da bu durumdan kronik olarak şikayetçidir. Ağız kokusu her ne kadar karaciğer mide rahatsızlıkları yada diabet gibi sistemik hastalıklara bağlı olabilirsede daha ziyade ağız içi kaynaklı olduğu tesbit edilmiştir. Ağız içinden kaynaklanan ağız kokusunun belli başlı sebepleri iyi fırçalanamamış dişlerin aralarında kalan yemek artıklarının kokuşması, dil yüzeyinin temizlenmemesi, protez kullanımına yada sigara kullanımına bağlı ağız kokusu olabilir bunların yanısıra kötü ağız hijyeni, çürük diş, dişeti hastalıkları, kötü yapılmış protezler ve cerrahi operasyonlar da sonrasında ağız kokusuna sebep olabilir. Ağız kokusunun çözümünde dişhekimine düşen görev öncelikle ağız kokusunun sistemik bir hastalıktan mı yoksa yukarda saydığımız lokal sebeplerden mi oluştuğunu anlamaktır. Bundan sonra ise tedavi için lokal etkenlerin ortadan kaldırılması, çürüklerin temizlenmesi, kötü protezlerin değiştirilmesi, dişeti hastalıklarının tedavi edilmesi kısacası ağız hijyeninin sağlanması gerekmektedir. Tüm bunların yanı sıra ağız kokusunun giderilmesinde en büyük etken yine kişinin kendisidir. Yapılan çalışmalar ağız kokusunun günde iki kere diş ve dil fırçalama ile yemeklerden sonra kullanılan antiseptik ağız gargaralarıyla orantılı olarak azaldığını göstermiştir. Sonuç olarak ağız kokusu çözümlenmesi gereken bir sorundur. Ve bu sorunun çözümünde en önemli faktör yine kişinin kendisidir. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim
|
|
| Metal Desteksiz Seramik Restorasyonlar |
|
Full porselen kaplama, laminate yada empress olarak ta adlandırılan metal desteği olmadan safi seramikten çalışılan bu restorasyonlar özellikle ön bölgede estetiği sağlamak için harika çözümlerdir. Klasik metal alt yapılı kaplamalara göre avantajları; metal alt yapı olmadığı zaman dişin çok daha az kesilmesi (küçültülmesi) yeterli olduğu gibi kaplamanın altında metal olmadığı için daha canlı ve doğala en yakın rengi yakalamak mümkündür. O kadarki önde tek dişi deformasyona uğramış kişlere bu uygulama yapıldığında hangi dişin yapılma hangisininse doğal diş olduğunu anlamak mümkün olamamaktadır. Empresslerin bir diğer avantajı ise madde kaybı olmayıp sadece estetik anlamda kötü görünen dişlerde dişi komple küçültmeye gerek kalmadan sadece ön yüzeyden az bir miktar aşındırmayla sanki bir takma tırnak misali seramiği dişin ön yüzeyine yapıştırarak harika bir estetik sağlamak mümkündür. Bu sayede çapraşık dişleri olup ta ortodontik tedavi görmek istemeyen kişilerde, dişlerinin rengini veya biçimini beğenmeyip daha beyaz daha parlak veya daha uzun.... dişler isteyen kişilerde empress uygulamaları kişiye hayal ettiği görüntüyü büyük oranda sağlayabilmektedir. Hatta ve hatta aşırı madde kaybına uğramış (çürük veya kırılma sebebiyle) dişlerde sadece kök bile kalmış olsa seramik restorasyonla dişi hemen yanındaki doğal dişe tıpatıp benzeyecek şekilde restore etmek mümkündür. Metal desteksiz seramik restorasyonlar gerek dişetini rahatsız etmeyen doku dostu bir malzeme olmasıyla gerek bize arzu ettiğimiz en doğal ve en güzel görüntüyü hemde dişi fazlaca küçültmeye gerek kalmadan sunmasıyla harika çözümlerdir.
|
|
| Oral İmplantoloji Nedir? |
|
Kaybedilen dişlerin yerine tedavi amacıyla yerleştirilen ve vücudumuz için herhangi bir yan etkisi olmayan, kemiğe kaynadıktan sonra tam bir doğal diş gibi fonksiyon yapabilen vida, plak ve benzeri materyallere implant denir. İmplant üzerine yapılan diş doğal diş gibi görünür ve doğal diş gibi fonksiyon yapar. Günümüzde implant materyali genellikle titanyum metalinden yapılır. Titanyum doku dostu bir madde olup uzun zamandır tıbbın birçok alanında güvenle kullanılmaktadır. Diş kayıplarının yada meydana gelen bir takım travmaların sonucunda çene kemiğinde fizyolojik bir erime meydana gelmekte ve bu durum kişilerin protez kullanmalarını zorlaştırmakta ve hatta engel olmaktadır. İmplant uygulamaları da tam bu noktada önem kazanmakta her türlü diş eksikliği hatta total dişsizlik vakalarında kişinin her türlü estetik ve fonksiyon (konuşma, gülme, yemek yiyebilme) problemine çözüm olabilmektedir. Bu sayede tek diş eksikliği komşu sağlam dişlere dokunulmadan tamamlanabilmekte, tamamen dişsizlik durumunda takıp çıkarılan protezlere gerek kalmadan sabit protezler yapılabilmektedir. İmplant uygulamaları 18 yaşından itibaren yapılabilmekte olup bu konuda üst yaş sınırı yoktur. Ancak implantın başarısı için genel sağlık durumunun iyi olması, implant temizliğinin doğru ve düzenli yapılması, ve hekim tarafından doğru teşhis konulup iyi bir implant planlaması yapılması gerekmektedir. Bunun yanında implantın yapılabilmesini engelleyen bazı durumları göz ardı etmemek gerekir ki bunlar: kalp hastalıkları, kanama bozuklukları, diabet, çenedeki kemik yapısının uygun olmaması yada anatomik koşulların uygun olmaması, ve ekonomik koşullardır. İmplant operasyonu oldukça kolay olup bir diş çekiminden daha zor değildir. Ayrıca kişiyi uyutmaya gerek yoktur lokal anesteziyle rahatlıkla yapılabilmektedir. Operasyon yerleştirilecek implant sayısına göre yarım saat ile birkaç saat arasında sürebilmektedir. Operasyondan sonra implantın kemiğe kaynaması için duruma göre 3 - 6 ay arası bekleme süresi vardır. Bundan sonra implant üstü protez yapılır ki yapılan bilimsel araştırmalara göre günümüzde implant başarısı % 90 - 95ler civarındadır.
|
|
| Hamilelikte Diş Bakımı |
|
Halk arasında yaygın bir inanışa göre hamilelik döneminde anne adayı en az bir diş kaybeder. Bunun sebebi olarakta bebeğin annenin kalsiyumunu kendi gelişimi için emdiğine inanılır. Halbuki bu kesinlikle doğru değildir. Hamilelik döneminde gerekli özeni gösteren ve hekim kontrolünde olan bir annenin diş kaybetmesi sözkonusu değildir. Hamilelik döneminde hormonal dengenin değişmesi dişeti sağlığını doğrudan etkiler. Kızarıklık şişlik ve kanamayla kendini gösteren bu durum ağız bakımına özen gösterilmezse daha kötü bir hal alıp hamilelik gingivitisi dediğimiz bir dişeti hastalığına dönüşür. Anne adayının beslenmesine dikkat etmeyip fazla abur cubur yemesi özellikle şekerli ve nişastalı besinlerin tüketilmesi zaten hassas olan ağız ortamında birde diş çürüklerinin oluşması için ideal bir zemin hazırlar.Ki bu tür bir beslenmenin ne anneye ne bebeğe hiç bir faydası olmayacağı gibi annenin gereksiz bir şekilde fazla kilo almasıyla sonuçlanır. Hamilelik süresince beslenme bebeğin gelişimini doğrudan etkiler. C D A vitaminleri fosfor kalsiyum ve protein yeterli miktarda alındığında doğacak çocuğun dişlerinin sağlıklı olmasını sağlar.Bu sayede anne de hem kendi sağlığını hemde ağız sağlığını koruyabilir Bunların yanısıra düzenli olarak dişlerin fırçalanması özellikle şekerli ve nişastalı besinler yendiği zaman hemen akabinde dişlerin fırçalanması düzenli olarak diş hekimi kontrolünde olunması diştaşı temizliğinin ihmal edilmemesi çok önemlidir. Düzenli dişhekimi kontrolünde olan bir anne adayının hamileliği süresince diş problemi yaşaması çok zordur. Hatta anne adayı hamileliğe karar verdiğnde dişhekimine kontrole gitmeli ağız sağlığının yerinde olduğundan emin olmalıdır. Hamilelik sırasında meydana gelebilecek herhangi bir problem durumunda da hekim bebeğe zarar vermeyecek şekilde fazla komplike tedavilere girmeden gerekli müdaheleleri yapabilir. Ancak özellikle hamileliğin ilk üç ve son üç ayında röntgen çekilmesinden kaçınılmalı kadın doğum uzmanından onay almadan ilaç kullanılmamalıdır.
|
|
| Basamaklı Diş Kesimi Nedir? Neden Gereklidir? |
|
Bilindiği gibi diş kaybı yada dişte aşırı madde kaybı gibi fonksiyonel nedenlerle yada estetik amaçlı yapılan uygulamaların başında sabit kuron köprü protezler yani kaplamalar gelir. Bunlarda safi seramikten (porselen) yada metal alt yapılı seramikten üretilebilirler. Her iki haldede azami estetiği sağlamak gereklidir. Bu durumda yapılan protezin rengi şekli boyutları ve kişiye yakışması kadar dişetine uyumu da estetiğin sağlanmasında ve protezin uzun zaman kullanılabilmesinde etkilidir. Özellikle diş kaybı söz konusu olan durumlarda metal alt yapılı seramikler(içi metal ağızda görünen kısmı porselen olan kaplama ve köprüler) kullanılmak zorunda olduğu için basamaklı diş kesimi daha fazla önem kazanır. Çünkü çiğneme kuvvetlerine dayanabilmesi için metal alt yapılı hazırlanan kaplama yada köprülerde kesilmiş dişin üzerine gelen bir metal kalınlığı ve onunda üzerine işlenen porselenin kalınlığı söz konusudur. Bu da 0,3-0,5 mm metal kalınlığı artı 1mm porselen kalınlığı olarak düşünürsek toplamda 1,5mm gibi bir kalınlık eder ve eğer diş kesimi yapılrken dişeti kenarında bu 1,5 mm' lik kalınlık için yeterli miktarda diş dokusu kaldırılmazsa bu metal ve seramiğin kalınlığı dişin sınırlarının dışına taşar ve burada rahatça temizlenemeyen yemek artıklarının birikmesine neden olup dişetini irite eden bir bölge oluşmasına neden olur. Bu durum protez ilk yapıştırıldığında algılanmaz ancak zaman içersinde dişeti kızarık ve ödemli bir hal alır kişi dişlerini fıçaladığında kanama olur bu bile görüntüyü bozamaya yetecek bir faktörken olay gitgide büyür protez kenarları daha fazla yemek artığı tutmaya başlar ve nihayetindede o bölgede dişeti çekilmesi olur ki buda hem kötü bir görüntü hemde diş sağlığınızın gitgide bozulması demektir. Estetik yada fonksiyonel kaygılarla yaptırılan sabit kuron köprü protezlerin başarısında protezin dişetine uyumu çok önemlidir .Ve bu uyumun sağlanmasıda diş kesimi yapılırken protez kenarlarının diş sınırlarından dişetine doğru hiç taşmamasını sağlayacak şekilde basamaklı diş kesimi yapılasına bağlıdır.
|
|
| Bölümlü Protezlerde Estetik |
|
Hareketli bölümlü protezler ağızda mevcut olan dişlerin korunması suretiyle hazırlanan protezlerdir. Ve bir bölümlü protezin fonksiyon yapabilmesi , tutuculuğunun iyi olması , kişinin konuşmasını bozmaması , dengeli ve ağızdaki mevcut dişlerle uyum içersinde olması ne kadar ihtiyaçsa , yüksek düzeyde estetik sağlanması okadar ihtiyaçtır. Bu nedenle kullanılacak dişlerin seçimi ve doğl dişlerle uyumlu bir diş diziminin gerçekleştirilmesi kadar protezle ağızdaki dişler arasındaki bağlantıyı ve geçişi sağlayan tutucu parçaların tasarımı , şekli , ve konumu çok önemlidir. Çünkü bu tutucu paçalar hastanın protezini kolayca takıp çıkarabilmesini sağlayacak, ancak destek dişlere aşırı kuvvet uygulamayacak, çiğneme esnasında potezin oynamamasını sağlayabilecek ayrıca estetiği de bozmayacak şekilde tasarlanmalıdır. Tüm bunlar sözkonusu olduğunda klasik kroşeli (kancalı) protezler yerine hassas bağlantılı protezler tercih edilmelidir. Hassas tutucular protezin iskeletine tespit edilen metal bir yuva ile kişinin kendi dişlerine adapte edilen ve bu metal yuvaya sıkıca oturan bir parçadan oluşur. Ve kişi protezini taktığında tamamen gizli kalır. Bu nedenle pek çok avantajlara sahip son derece estetik tasarımlardır. Sonuç olarak hassas bağlantılı protezler klasik kroşeli (kancalı) protezlerin tüm avantajlarına sahip olup aynı zamanda kişiye hakkı olan estetik görüntüyü sağlaması nedeniyle protez kullanamak zorunda olan kişiler için en ideal çözümdür. Bayramınızı kutlar sağlıklı günler dilerim.
|
|
| Diştaşı Temizliği |
|
Ağız sağlığımız ve güzel bir gülüş için diştaşı temizliği ŞART!!! Diştaşı dişlerimizin arasında kalan yemek artıklarının üzerine yerleşen bakterilerin plak oluşturması ve bunun tükrük etkisiyle mineralize olup dişe yapışmasıyla olur. Diştaşı oluşumunun hızı ve miktarı kişinin beslenme alışkanlığına dişlerinin şekline ve yapısına ve tükrük kalitesine göre değişir.Kişinin ağız diş bakımına gösterdiği özen de diştaşı oluşumunu etkileyen önemli faktörlerdendir. Ancak diştaşı birkere oluştuktan sonra ancak bir dişhekimi tarafından temizlenebilir. Diştaşı temizliğinden sonra dişlerin çizilip hasar görebileceği, sallanmaya başlayacağı veya diştaşı temizlenince daha çabuk taş oluşacağı gibi birtakım batıl inançlar kişilerin bir dişhekimine gidip diştaşı temizliği yaptırmalarına engel olmaktadır. Oysa ki bunlar tamamen gerçek dışı inanışlar olup tam aksine eğer diştaşları temizlenmezse dişeti hastalıklarının oluşmasına bunun neticesinde de dişleri tutan kemiklerde erimeye ve zaman içersinde hiç çürüksüz dişlerin sallanarak kaybedilmesine neden olmaktadır. tabii bu süreç yaşanırken kişinin ağız kokusuna ağzındaki kötü tada ve kötü bir görüntüye katlanmak zorunda olması da cabasıdır. Sağlıklı diş ve dişetleri ve güze bir gülümseme için 6 ayda bir dişhekiminize muayene olmayı ihmal etmeyiniz sağlık ve mutlu günler dilerim.
|
|
| Ön Bölge Dişlerde Estetik Çözümler |
|
Kozmetik dişhekimligi mesleğimizin en önemli dallarından biridir. Toplum tarafından beyaz ve düzgün dişlerin genclik ve sağlıkla özdeşleştirilmesi kozmetik dişhekimliğinin hızla gelişmesine neden olmustur. Orta ve ileri yaş grubu insanlar daha genç ve sağlıklı görünmek, görünümüne güvenen bir çok genç hastada daha güzel ve çarpıcı bir gülümsemeye sahip olabilmek icin dişhekimlerine başvurmaktadır. Bu çercevede özellikle mükemmel bir gülüş sağlamak söz konusu oldugunda metal desteksiz seramik restorasyonlar dişhekimliğinin vazgeçilmezleri arasına girmiştir.Seramik laminatlar ve tam seramik kuron kaplamalar günümüzde her muayenehanede rahatlıkla uygulanabilmektedir. Çürük veya başka travmatik sebeplerle fazla doku kaybı oluşmuş dişler için, veya ortodontik bozukluğu (çapraşıklığı) olup uzun sürecek bir ortodontik tedaviyi göze alamayan hastalar icin, hatta sağlıklı fakat sarı görünümlü lekeli dişlere sahip kişiler icin, metal desteksiz seramik restorasyonlar, doğal dişe en yakın görüntüyü sağlayabilmesi dişetiyle harika bir uyum icinde olması ve aynı zamanda da çok iyi fonksiyon yapabilmesi nedeniyle en ideal çözümlerden biridir. Hatta ve hatta aşırı madde kaybına uğramış neredeyse sadece kök haline gelmiş dişler dahi bu yöntemle yeniden hem estetik hem de fonksiyon anlamında yeniden kazandırılabilirler. Tüm bu etkenler çerçevesinde metal desteksiz seramik restorasyonlar mükemmel bir gülüş sağlamak icin tek olmamakla birlikte en etkili cozumdur diyebiliriz.
|
|
| İmplantoloji ve Dişhekimliği |
|
İmplantoloji, dişhekimliğinde artık tartışmasız yerini almış bir tedavi şeklidir. Her dişhekiminin uygun vakalarda bu tedavi şeklini hastasına önermesi ve bilgilendirmesi gerekmektedir. Hatta bazı ülkelerde hekimin implant önermeyip sağlam iki dişi kesip köprü yapması suç sayılmaktadır. Çünkü tek diş eksikliklerinde implant uygulaması sayesinde yandaki dişlere dokunulmadan köküyle birlikte tam bir diş hastaya kazandırılabilmekte tamamen dişsiz hastalarda ise protezin sağlam bir şekilde sabitlenmesi sağlanabilmektedir. Bugün artık implant uygulaması muayenehane ortamında bir diş çekiminden daha zor olmayan tamamen ağrısız bir operasyonla uygulanmaktadır.Uygulanan implantların %95'i başarılı olmakta hem estetik açıdan hemde fonksiyon yapabilmesi anlamında doğal dişten farksız sonuç verebilmektedir. İmplantın başarısız olacağı durumlar da zaten önceden hekim tarafından iyi bir tetkikle anlaşılabilmekte ve bu gibi durumlarda zaten implant uygulanmamaktadır. Yani bu anlamda da hasta bir risk altında değildir. İmplantın uygulanabilmesi hastanın genel sağlık durumuyla çok alakalıdır. Yaşın ileri olması implant için sanıldığı gibi sorun değildir. Genellikle yaş ilerledikçe kişinin diş kaybettiği düşünülecek olursa bu çok saçma bir değerlendirme olur. İleri yaşlarda kesinlikle implant uygulanabilir. Ancak kontrol altında tutulamayan diabet, yüksek tansiyon, bazı kalp hastalıkları gibi sistemik hastalıklar ve bunun yanı sıra ağız hijyenine özen gösterilmemesi yada anatomik bazı kusurlar implant uygulaması için sorun teşkil edebilmekte, bunlarda önceden hekim incelemesiyle tesbit edilebilmektedir. Günümüzde implant birçok vakada sanılanın aksine en iyi sonucu verecek çözümdür. Ve zamanla artık hekimin önermesine gerek kalmadan daha çok kişinin talep edeceği tedavi şeklidir.
|
|